30 Ağustos 2020 Pazar

BALLIKAYALAR - KAMP ATTIK

 Çok uzun zaman olmuştu kamp yapmayalı ki ilk yaptığımız kamptan sonra şimdi nereye gitsek demiştik. Şartlar felan olgunlaştı bu sefer kuzenim Yavuz ile çıktık yola. Gideceğimiz yer Gebze'de bulunan Ballıkayalar'dı. Planımız iki gece üç gün kalmaktı yalnız yağmur beklemiyorduk. Çantalarımızı ona göre hazırladık. İnternetten yaptığım araştırmalarda arabasız nasıl gidileceği hakkında çok bir bilgi bulamadım. Yinede güzergahı belirledim koyulduk yola. Uzunçayır'dan Harem/Gebze minibüslerine bindik. Gebze Center'ın önünde indik. Eğer eksik bir şeyleriniz varsa buradan karşılayabilirsiniz. Buradan giden minibüslerde varmış ama biz taksi ile gidelim dedik. Şuan hatırlamıyorum ama 40-50 lira verdik galiba. 

Ve sonunda varmıştık. Pazar günü gittiğimiz için panayır yeri gibiydi. Biz içeri doğru ilerledik. Terlik götürmekte fayda var çünkü illa ayağınız o dereye giriyor. Biz ayakkabılarımızı çıkarıp durduk. Düz bir yol yok. Taşların, kayaların üstüne çıka ine ilerliyorsun yolda. Sonunda kamp atacağımız bir yer bulduk ve hazırlıklara başladık. İkinci kamp deneyimime rağmen çalı çırpı getirmeyi akıl edemedim. Sağdan soldan dal parçaları ile yakmaya çalıştık. Çok bir şey bulunmuyor siz yanınıza almayı unutmayın yinede. Kanyonun ortasından akan dere sayesinde soğuk su sıkıntısı çekmedik. Akşama doğru insanlar yavaş yavaş terk ederken kanyonu hava kararmaya başladı. Ama baya karardı. Dedik bulut geçiyordur herhalde. Yavaş yavaş rüzgarda artmaya başladı. Yağmaz herhalde dedik ama atıştırmaya başlamıştı bile. Attık kendimizi çadıra. İnsanların seslerini duyuyorduk kaçıyordu insanlık. Kafamı bir çıkartıp bakayım dedim ki fırtına kopuyordu dışarıda! En son artık Yavuz'la konuştuk dedik su felan yükselir bizde gidelim. 

O yağmurda toparlandık. Geri dönerken yağmur kesildi. Ayakkabılarımızı çıkarmadan sulara bata çıka girişe doğru ilerledik. Kalalım mı gidelim mi derken girişe yakın bir yere çadırı tekrar kurduk. Akşam herhalde orada çalışanlardan biri yanımıza gelip akşam yağmurun yağabileceğini dikkat etmemiz gerektiğini söyledi ve gitti. Tekrar teşekkür ederiz. Zemin sertti mat olmasına rağmen zor uyuduk. Sabah 5:30 gibi uyandım. Kampta sabahki sesi çok seviyorum yada sessizliği. Islanmış olan ayakkabılarımızı dışarı kuruması için dışarı çıkardım. Tabii güneş 11 de mi ne anca bize vurmaya başladı. Sabah kahvaltı ettikten sonra biraz daha kestirdik. Öğle yemeğimizi yiyip çöplerimizi çöpe atıp evin yolunu tuttuk.

Gidip görülmesi gereken bir yer. Ama ben bir daha kamp için gitmem. Kamp atacak kanyonda bir yer bulmak zor. Elverişli değil ama yine siz bilirsiniz. Giriş ücreti ödemedik.  

Ballıkayalar - Youtube linki