10 Ağustos 2011 Çarşamba

En Büyük Korkum

Selam Dünyalılar...
Bir şeyler yazasım var ama ben genelde bir şeyler aklıma geldiğinde senaryo yazıyorum. Çıkış noktası bulup onun üzerine bir hikaye oluşturmak, yoktan var etmek gibi. Çünkü tamamı ile hayalindekini gerçekleştirmektir bu. Okuldan ayrılmış olabilirim ama hala defterim var. Ve boş zamanlarda hep bir şeyler karalarım. Defter önemli!

En büyük korkum bir hikaye bulup onu senaryolaştırıp, çekimlere başlayıp bittikten sonra, kafama yeni bir hikayenin gelip gelmeyeceği sorusu. Çünkü bir filmi çekerken kafamda o film dışında hiçbir şey yoktur. Başka şeylerle ilgilenemem. Oyuncuları ayarla, mekanı ayarla, filmde kullanılacak malzemeler filan(Yemek mi yapacağız demeyin filmde olan araç gereçlerden bahsediyorum) hep bir koşuşturma içerisindeyiz. Bu yüzden film filan her şey bittiğinde, bir boşlukta oluyorum. Gelen beğenileri, eleştirileri okuyup ders çıkardıktan sonra, yeni bir hikaye lazım artık. Bunun içinde birine ihtiyacım var oda "ilham". İlhamın gelip benimle çay içmesi gerek. Konuşmamız lazım, dertleşmemiz lazım.Onsuz olmaz.

İyi bir senaryo yazmak için bir kaç kitap okumuştum. Bazıları "İki zıt karakter yaratın, hikaye çıkacaktır" derken Alfred Hitchcock' ise "Kötü adam ne kadar iyiyse filmde o kadar iyidir" demiş. Bense şimdilik hikayeyi önemsiyorum. İyi bir hikaye yazmak istiyorum. Bakalım hayat bize neler gösterecek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder