15 Ocak 2012 Pazar

Hayat Akıp Gider

Yaşamım boyunca geçen günlerimi saymadım hiç. Kimse saymaz. Ama askerde her şey değişiyor. Sayıyorsun, hemde her gün bazen kaptırıyorsun, artık bundan sonra hayatın sanki böyle gidecekmiş gibi. Ama umudumuzu kaybetmiyoruz. Bitecek diyoruz bir gün güneş bizim için doğacak diyoruz. İnanıyoruz. Mantıksızlığına rağmen dayanıyoruz. İki- üç aylık arkadaşlarına her şeyini anlatıyorsun, içini döküyorsun, güveniyorsun,beraber yatıyorsun, kavga ediyorsun, anlaşmaya çalışıyorsun, sanki yıllardır tanıyormuş gibi...bazen bir bakıyorsun ailen oluyorlar. Hayatında bir defa yaşayacağın şeyleri "Vatan Borcu" niyetine katlanıyorsun.

Bir önce ki yazımda "şimdilik bu son yazım" demişim.Vaktim olamayacağını düşündüğümden. Tekrardan bir şeyler yazma isteği beni kemirirken hazır "çarşı izinin deyim" bir kaç bir şeyler karalayayım dedim. Fazla vaktim yok içimden gelenleri döktüm hemen buraya. Askerlikte bir şeyler yazmak için düşünmek zor. Kendini tamamen odaklayamıyorsun. Ama yinede bir iki hikaye (asker arkadaşlarımın yardımlarıyla) yazdım. İstediğim seviyeye daha ulaşamamış olsam da en iyisini bulana kadar devam edeceğim. Bolca vaktim var nasıl olsa.

Uzun metraj bir film içinde hikaye çalışmaları yapmaya başladım. Her şeyi ama her şeyi not alıyorum. Alt yapısını sağlam kurmak için ince eleyip sık dokuyorum. Hataya yer yok !
Neyse artık aklıma bir şeyler gelmiyor, benden şimdilik bu kadar. Kendinize iyi bakın sevgili Dünyalılar...

Erciş/Van - Şafak ise... boş verin...

1 yorum: