Herkesin en sevdiği bir arkadaşı vardır olmasa bile olmalı. Sonsuz güvenebileceği, dertlerini paylaşıp akıl danışabileceği biri. Benim var çok şükür. Cem der yakınları ona ben "Cemo" derim.
Lise zamanında kısa film çekmeye başladığım zamanlar sıranın en önünde otururdu bu. Zekidir, çalışkandır. Kameraya onunda ilgisi var olduğunu öğrenince ayrılmadık. Tanıştığımızdan beri neredeyse her işte beraber çalıştık. Ailesinin tek çocuğudur. Buna rağmen hiç şımarıklığını görmedim. Efendidir. Küfürlü konuşmaz. Ararsın açmaz. Beraber film hayalleri kurarız. Şener Şen ile görüşmeye gittiğimizde evinde nasıl konuşmalıyızı kendi kendimize oynayıp kahkahalar attığımız var. Çok iyi arkadaştır. Nikah şahidliğini yaptım o da benim yaptı. Cemo' yu size aşağı yukarı anlattım. Bir de anne ve babası vardır. Bana çok kibarsın dediklerinde annem böyle yetiştirdi derim. Bu adamı da ailesi iyi yetiştirmiş. O da onlarla arkadaş gibi zaten. Evlerine girip çıkarım. Film çekeriz montaj yaparız bütün gün. Öğlen olur Songül anne bize yemek getirir akşam olur çay getirir. Arabalarına binerim türküler çalar. Sohbet ederiz evlerinde severler beni. Küçük bir odada televizyonu vardır. Bize karışmaz. Napıyor bu deliler demez. İnancımızı kırmaz. Cem bize gelir ben onlara giderim bir dönemimiz böyle geçer.
Yıllar sonra Cem ile yollarımız ayrılır. O Sivas'a radyo-tv okumaya ben askere giderim. Geri döndüğümüzde Türk Sinemasına damga vurmanın hayalleri ile ayrılırız ama. Ben askerden döndüğümde oda iki sene sonra Sivas'tan geri döner. İki yıllık mezundur ama evlenmeye karar vermiştir. Çok geçmez nikah şahidi olurum. Sonra biraz bozuşuruz. Dr. Watson evlenince yalnız kalan Sherlock gibi olurum. Film çekemeyiz.Sinirliyimdir ama sonra buzlar erir evlerine felan giderim. Film çekmek için fikir alışverişleri yaparız. Yalnız bu sıra anne babasını pek görmem. Bir keresinde dışarıda Cemoyu anne, babası ve eşi ile yakalarım. Songül annenin koluna girip şimdiki eşimi ona anlattığımı anımsıyorum.
Bende evlenirim. Kınaya gelir Cemo, anne ve eşiyle çok mutlu olurum. Oda benim annemdir sonuçta. Film çekimleri yaparız Cemo ile devam ederiz yani iyiyizdir. Sonra uzun bir zaman geçer. Bir film çekmek isterim bir anneye ihtiyacım vardır. Cem' e derim Songül anne oynar rolü. Cem'in annesinin evine yıllar sonra bir daha giderim. Cem kamerada ben sahneyi anlatırım. Eski günlerde ki gibi. Sahne gereği anneyi göstermeyip sadece ellerini çekmek isterim.(Keşke yüzünü de çekseydim) Cemo annesinin ellerini çeker. Filmi bitiremem ve iptal olur. Çok geçmez herhalde bir kaç ay sonra, anne evde beyin kanaması geçirir hastaneye kaldırılır bir hafta dayanabilir...Çok ağlarım...
Ben kardeşimin annesini kaybettim dostlar. Yazmak zor oldu. Allah tekrar rahmet eylesin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder