"İyi bir öykün ve onu anlatacak bir kimsen oldukça işin henüz bitmemiştir" - Legendary of 1900
22 Aralık 2012 Cumartesi
Hikayesi Olan Fotoğraflar
Bilgisayarımda Sakarya klasörüne bakarken 2008' de çektiğim bu fotoğrafı gördüm. Ve hatırladım, bu fotoğrafın bir hikayesi vardı. Ama ondan önce size kısaca babamı anlatayım. Babam emekli olduktan sonra Sakarya' da ki evle, oradaki bahçeyle, tavuklarla ilgilenmeye başladı.Emeklilik tabii. İstanbul' a gelir ama bir ay filan kalır duruma göre sonra yine kaçardı Sakarya' ya sıkılıyordu çünkü buralarda. Kış filan dinlemez köyün sonunda tek başına otururdu. Şimdilerde pek durmuyor geliyor da. Korkmazdı ! Asabidir ! Dediğini tak diye anlayacaksın ! Annemi her daim yanında ister. Şakacıdır. Örneğin annem arar "ne zaman geleceksin" der babam "haftaya" der. Ama bir bakarsın zil çalar kapıdadır. (Bu örnekte herhangi bir abartma yoktur) Ama gel gelelim babamın şu dünyada en korktuğu şeye, şu yağmurlu havalara. Gök gürültüsü, şimşek, yıldırım. Bu üçlüden ödü kopar babamın telefonunu filan kapatır, televizyonun fişlerini çıkarır. Tabii Sakarya' da ki evde.
Şimdi gelelim bu fotoğrafın hikayesine; Bu fotoğrafı çekerken yağmur yağıyordu. Babam gördüğünüz üzere bahçeyi seyre dururken annemde telefonuna bakıyordu. Ben ise bu anın nedense fotoğrafını çekmişim ama flaş açık imiş. Diğer fotoğrafta göreceğiniz üzere babam kendini şimşek çakıyor sanarak içeri atmış, yazık kalbini filan tutmuş adam :)
üzgünüm baba :)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder