20 Mart 2013 Çarşamba

Kapı Aralandı

Az önce "Çanakkale Yolun Sonu" filminden çıktım eve gelip epeydir aklımda olan konuyu yazmak istedim. Öncelikle film hakkında naçizane yorumumu beyan edeyim. Film güzel bir giriş sahnesi ve onunla beraber devam eden güzel bir jenerik ile başlıyor. Gürkan Uygun, iyi ki Kurtlar Vadisi' ni bırakmış dedirtti bana. Çünkü sinemamız artık yeni bir oyuncu kazanmış oldu. En başta izlerken o gözler ölüm kokuyor adeta, Memati' yi görüyorsun gözlerinde. Ama film ilerledikçe Memati' yi değilde, aile reisi Muhsin' i izliyorsun. Umarım daha çok sinemada devam eder ve daha çok izleriz Gürkan Uygun'u. Film çatışma sahneleriyle, prodüksiyonu ile hiçte sırıtmıyor. Bize Çanakkale filmini bir belgesel gibi de anlatmıyor. Bu bir savaş filmi. Aksiyonu, dramı yerinde ve yeterli. Filmin yine başlarında kumandanın, mektup mu yoksa anısını mı yazdığı bir bölüm vardı, o bölümde söylediği sözler çok çarpıcı. "Biz sadece İngilizler'le savaştığımızı sanıyorduk ama bütün bir ulus üzerimize geliyor" tek hatırlayabildiğim bu cümle. Film güzel gidin görün. Pişman olmazsınız. He birde film bitimi bir anda oluyor. Keşke öyle bitmeseydi.

Gelelim yazmak istediğim yazıya. "Fetih 1453" çekildiğinde beğenip "işte bu, yapabildik sonunda" diyenlerde oldu hiç beğenmeyip gülenler de. Ben Fetih 1453' ü Türk sinemasına kapıyı açan film olarak görüyorum. Hangi kapı derseniz büyük prodüksiyonlu, efektli filmlerin kapısı. Fetih 1453 sadece bir başlangıçtı ve büyük iş yaptı. Bundan sonra artık yapımcılar korkak davranmayacaklar. İştahları kabardı. Ellerini taşın altına koyacaklar ve koyuyorlar da. Ben artık Amerikan' ın tarihini anlatan filmleri izlemek istemiyorum, kendi tarihimizi anlatan filmleri izlemek istiyorum. Ve böyle filmler gelmeye başladı. İnsanlar çeşit çeşit tabii herkesin beğenisini karşılayamazsın. Bundan beş - on sene önce hiç Çanakkale Savaşı' nı anlatan filmimiz yok deniyordu. Artık var. Umarım sinemamız adına her zaman daha güzel filmler izleriz.
             

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder