Geçen "Lo Imposible" diye bir film izledim. Film 2004’te Hint Okyanusu’n da ki tsunamide, Tayland' da hayatta kalmayı başaran bir ailenin gerçek hikayesini anlatıyordu. Filmi izlerken çok etkilendim. Duygularım kabardı. İliklerime kadar hissettim hissettiklerini. Aklıma 1999 depremi geldi.
Ben o depremde annem ve babamla Sakarya' daydık. Ben uyuyamayıp ailemi de uyutmamıştım. Tamda o sıralarda adını sonradan öğrenip hiç unutmayacağımız şey oldu, deprem.Yarı uyanık ailem ile hemen dışarı çıktık. Korkuyorduk, evimiz çok şükür yıkılmamıştı. Hatırladığım kadarıyla, dışarıdaki saksılar devrilmişti, evin yeri çatlamıştı. Sabaha kadar bekledik. Sonra bize yakında oturan biri geldi. Onun evi tahtadandı ve biraz yüksekti aşağı merdivenle iniyordu. Söylediğine göre evin ön tarafı çökmüştü atlayarak çıkmış evden. Bizimde iyi olduğumuzu öğrenince gitti. Sabah olunca köydeki diğer komşulara bakmaya gittik. Tek hatırladığım Arkadaşımın eviydi. İki katlı evin duvarları çökmüştü. Gecede onlarda kalmıştık çadırda. Sonra Köyün ortasında oturan yakın bir komşumuza gittik onlarında evi sağlamdı. Onlarda kaldık. İstanbul' da ablam vardı. Ondan ve akrabalardan haber alamıyorduk. Telefonlar çalışmıyordu. Televizyonda İstanbul görüntüleri içler acısıydı.Yıkılan binalar, çaresizlik ve belirsizlik beni ağlamaya sevketti. Çocuk ben korkuyordum. Sonrası ulaştık galiba hafızamda çünkü koca bir atlama var. İstanbul' da eve geldiğimizde insanlar bahçelerde yatıyordu. Ağabey askerde olduğundan depremi yaşamadı. "Sesimi duyan var mı?" cümlesi iç burkar. Birlik beraberliği anımsar insan.
Bu günlere geldiğimizde ise yılda bir aklımıza gelen acı bir olay olarak kaldı.Önlemler alındı mı sorusu o gün sorulur ertesi gün unutulur. Bazı zamanlarda sinema toplumun hafızasını canlı tutmak, medyada unutturmak için varlığına devam ediyor. Bir şeylerin olabilmesi için insanların ölmesi gerekmiyor!
Size şu linki vereyim. Ben sonuna kadar izleyemedim.
"Deprem belgeseli" "Her enkaz başında bir doğum sahnesi canlanıyordu adeta"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder